Ana Sayfa | Biyografi | Makaleler | Basın | Kitaplar | Resim Galerisi | İletişim   

Müge İplikçi 

Edebiyat ışıltılı, gerçeküstü bir serüvendir. Hayatın içersinde bulamadığım bir sürü mucizeyi orada buldum ve bu bakış açısıyla hayatın kendisinin de bir mucize olabileceğine inandım. Hayatla kendi benliğim arasında bir köprüydü edebiyat ve müthişti. Belki de bildiklerime inanmamayı, inandıklarımı ise bilmem gerekmediğini anlattığı için müthişti. Okuduğum yazarlar bu anlamda birer büyücüydü. Galiba bu yüzden yazar oldum. Hayatın zalimliklerle dolu gerçek haline ve hayali ablukaya almış  vaatsizliğine katlanamadığım için. Büyü dedim ya, büyünün her yolu meşrudur edebiyatta. Zaman, mekan, gelmiş, gelecek… Kaynağım bunlar işte: düşlerim ve kaçışlarım.




KAFDAĞI

Çağdaş edebiyatımızın en özgün kalemlerinden biri olan Müge İplikçi, son romanı Kafdağı ile okuru, "teslimat programları"nın karanlık dünyasına taşıyor. Teröre karşı savaş fikriyle gerçekleştirilen bu insanlık dışı uygulamanın hayatını yerinden oynattığı Zahide Sohni Mühür ile 1999 Gölcük Depremin'nde çocuğunu ve eşini kaybetmiş olan Gazeteci Emel'in kesişen yazgıları çerçevesinde akan Kafdağı, büyük bir sürpriz sunuyor okura.

Yetkin bir yazarın, dili başlı başına bir kurgu aracı olarak kullandığı Kafdağı, politik eleştirinin ve duruşun romanın şiirini zedelemediği ender örneklerden biri.

Müge İplikçi sizi Pakistan'dan Lübnan'a, Türkiye'ye, Avrupa ülkelerine ve ABD'ye uzanan bir Kafdağı'nın karanlık ötesine davet ediyor...